20 Ekim 2009 Salı

Bireysel İhtiyaç Kredisi'nden belgelenebilir, düzenli ve yeterli gelire sahip olan herkes yararlanabilir. TL olarak kullanabileceğiniz Bireysel İhtiyaç Kredisi, kefalet karşılığı kullandırılır; kredi geri ödemesi boyunca, kredilendirilen kişiye hayat sigortası yapılır.

* % 0.64 faiz oranı ile 36 ay vadeye kadar tüm müşterilerimize özel Bireysel İhtiyaç kredisi kampanyasından faydalanabilirsiniz.

Kamu çalışanı veya Bankamızdan Maaş Alıyorsanız, 1.45 faiz oranı ile 36 ay vadeye kadar Kamu Çalışanlarına ve Bankamızdan Maaş Alan Müşterilerimize özel Bireysel İhtiyaç kredisi kampanyasından faydalanabilirsiniz.

Aldığınız krediyi, 1 aydan 36 aya varan vadelerle, bütçenizin elverdiği ödeme aralıklarıyla, zorlamadan geri ödeyebilirsiniz.

Kredi geri ödemelerinizi dilerseniz Otomatik Ödeme Talimatı vererek, ya da 444 0 444 Yapı Kredi Telefon Bankacılığı ve Yapı Kredi İnternet Bankacılığı üzerinden kolayca yapabilir ve ödemelerinizden Worldpuan kazanabilirsiniz. Kazanacağınız Worldpuan'ları 100.000'i aşkın World Üye İşyerinde para yerine kullanabilirsiniz.

Sorularınız ve bankacılık işlemleriniz için 444 0 444 Yapı Kredi Telefon Bankacılığın'dan, Müşteri Temsilcilerine ulaşabilirsiniz.



SMS ile basvurmak için "Kredi Türü (Konut ya da Bireysel) (bosluk) TCKN (bosluk) Aylik Net Gelirinizi” yazip 4411'e gönderebilirsiniz.

Başvuru için gerekli belgeler (Müşteri ve varsa Kefil için)
# Nüfus cüzdanı fotokopisi
# Gelir belgesi fotokopisi

* Ücretli çalışanlar için son maaş bordrosunun fotokopisi / Maaş yazısı (Şirket yetkililerinin imza sirküleri ile beraber)
* Serbest meslek sahipleri için son vergi levhasının fotokopisi
* Emekliler için maaş cüzdanlarının fotokopisi
* Kira geliri varsa tapu ve kira kontratı fotokopisi

# Elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi abonelik gerektiren bir hizmete ilişkin olarak işlem tarihinden önceki 3 ay içinde ve adınıza düzenlenmiş bir fatura aslı veya son 3 ay içerisinde alınmış ikametgah belgesi

Tüm bankalardaki hesap numaraları IBAN'a dönüşüyor!

Eylül 2005 tarihinden itibaren, Uluslararası Standartlar Kuruluşu (International Organization for Standardization - ISO) tarafından geliştirilmiş olan IBAN (Uluslararası Banka Hesap Numarası) hesap numaraları Bankamız tarafından, verilebilecek ve kullanılabilecektir.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerinde zorunlu olarak kullanılan IBAN halihazırda, 33 ülke tarafından kullanılmaktadır.

IBAN'ın kullanımı ile gerek yurtdışı, gerek yurtiçi para transfer işlemleri daha ekonomik ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilecektir. Uygulamada her ülkenin ve bankanın hesap numaralarının biçimi ve uzunluğu farklıdır. Bir başka ülkeye veya bankaya para transferi yapacak olan müşteriler, hesap numaralarında belirli bir standart olmadığından, para transferi yapacakları kişiden aldıkları karşı hesap numarasının doğruluğundan emin olamamaktadırlar. IBAN kullanımı ile para transferlerindeki hatalar ve bu hatalardan kaynaklanan gecikmeler büyük oranda azaltılacaktır.
IBAN kullanılarak transfer edilen para daha hızlı bir biçimde göndericinin hesabından alıcının hesabına geçmektedir. Böylece, işlemlerde oluşabilecek muhtemel hatalardan kaynaklanan bekleme süreleri ve ek maliyetler ortadan kalkacaktır.

Örnek bir IBAN (Uluslararası Banka Hesap Numarası) şu şekilde olacaktır :

Sizin İçin > Taşıt Kredisi

ING Bank Taşıt kredisi ile:

* 0 km. binek ve hafif ticari araçlarda 36 aya kadar vade imkanı,
* 2. el binek ve hafif ticari araçlarda 8 yaşa kadar kredi, (*)
* Faizini, vade ve taksit yapısını tamamen sizlerin belirlediği esnek ödeme alternatifleri,
* Geri ödeme günlerinizi kredi kullanımınızdan sonraki 45 güne kadar kendiniz belirleyebilme özelliği, (**)
* 10.000 TL ye kadar rehinsiz taşıt kredisi, (***)
* Sıfır km. araçların % 80'ine kadar kredi taleplerinde kefilsiz kredi olanakları,
* Mevcut ekonomik koşullar değişse dahi, bireysel taşıt kredinize uygulanan faiz oranında aleyhinize bir değişiklik yapılmaması,
* Kredinizi erken kapatabilme gibi imkanlardan faydalanırsınız.

Taşıt Kredisi Başvurularında Müşteri ve Kefil için Gerekli Evraklar:

Gerçek Kişilerden İstenen Evraklar;

Ücretli Çalışıyor İseniz;

* Nüfus Cüzdanı fotokopisi
* Vergi kimlik numarası belgesi fotokopisi
* Maaş bordrosu (Firma antetli kağıdına yazılmış bir yazıdan ibaret ise, imzalayan kişilerin yetkilerini içeren imza sirküleri).
* İkametgah belgesi veya yeni tarihli elektrik, su, doğalgaz, ev telefon faturalarından biri.

Serbest Meslek Sahibi İseniz;

* Gelir Vergisi Belgesi'nin fotokopisi
* Meslek Kuruluşu'ndan alınan üyelik belgesi fotokopisi

Emekli İseniz;

* İlgili Sosyal Güvenlik Kurumu'nca düzenlenmiş kimlik belgesi
* Geliri belgeleyen banka hesap cüzdanı fotokopisi
* Vergi kimlik numarası belgesi fotokopisi

Tüzel Kişilerden İstenen Evraklar;

* Kuruluşa ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi
* Son yıla ait noter onaylı imza sirküleri
* Son 3 yıllık Vergi Dairesi veya Mali Müşavir onaylı Bilanço ve Gelir Tabloları ile en son ay mizanı
* Son yıla ait vergi levhası fotokopisi
* Anonim Şirketlerde en son genel kurul toplantısına ait, varsa Hazirun Cetveli
* En son sermaye ortaklık yapısını gösteren Ticaret Sicil Gazetesi

HSBC İhtiyaç Kredisi

Bütün İhtiyaçlarınızı Kolayca Karşılayın!

HSBC İhtiyaç Kredisi ile evlilikten eğitime, tatilden beyaz eşyaya, acil sağlık harcamalarından tüp bebeğe kadar her türlü bireysel ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Özellikler

* Minimum 3.000 TL'den 20.000 TL'ye kadar.
* Maksimum vade 36 aydır.
* Uygun faiz oranı avantajının yanı sıra, "erken ödeme", "ara ödeme" ve
otomatik ödeme kolaylığından yararlanırsınız.
* Ferdi Kaza Sigortası uygulamamız sayesinde sigorta işlemlerinizi, sağlık beyanı, check up gibi işlemlere gerek kalmadan kolayca gerçekleştirirsiniz.
* Tüm kredi vadesi boyunca geçerli olacak şekilde, tek seferde ve düşük tutarda sigorta prim ödemesi avantajından yararlanırsınız.

Axess İhtiyaç Kredisi



Axess, Fish ve Wings kredi kartı sahiplerine formalitesiz, kolayca ihtiyaç kredisi kullanma fırsatı !
7.500 TL ve 36 ay vadeye kadar Axess Tüketici Kredisi kullanın, taksit ödemeleriniz kredi kartı ekstrenize yansıtılsın..
Üstelik Kredi kart limitiniz kullanılan ihtiyaç kredisi tutarından etkilenmesin..
Dilediğiniz Akbank Şubesi'ne uğrayın, aynı gün içinde kredinizi kullanın...

Taksitli Ticari Kredi


İşinizi dilediğinizce büyütebilmeniz için Taksitli Ticari Kredi Citi’den...

Kefilsiz, Teminatsız, Ticari Kredi!

İşinizi büyütmek veya iş yerinde yapacağınız her türlü yeniliği karşılamak için Citi Taksitli Ticari Kredi’nin uygun imkanlarından yararlanabilirsiniz.

Citi Taksitli Ticari Kredi’de kefil yok, teminat yok!

Esnek kredi koşulları sayesinde;
# Şubeye gitmenize gerek kalmadan, sizi ziyaret edecek satış temsilcilerimiz tarafından başvurunuz alınacaktır.
# 12 aydan 60 aya kadar istediğiniz vadede ödeme imkanına sahip olacaksınız.
# Krediyi işinizle ilgili istediğiniz her şey için kullanma ayrıcalığını yaşayacaksınız.

CitiPhone 444 0 500 www.citibank.com.tr

Akbank'dan indirimli mortgage


Kredi faiz ödemelerinizin bir kısmını önden yaparak kredi faiz oranınızı ve aylık taksit tutarlarınızı düşürmek istiyorsanız, İndirimli Mortgage’tan yararlanabilirsiniz.
İndirimli Mortgage ile belli bir komisyon ücretini önceden ödeyerek kredi faiz oranınıza kendiniz karar verebilir, indirimli faiz oranından kredi kullanarak taksit tutarlarınızı düşürebilirsiniz.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Köprü ücretlerine yüzde 50 zam



Hükümet, köprü ve otoyol zammına hazırlanıyor. 2010 bütçesinden yapılan hesaplamaya göre gelecek yıl köprü ve otoyol geçiş ücretleri ‘anormal’ düzeyde artacak.

2010 yılında köprü ve otoyol gelirlerinin yüzde 68 oranında artması öngörüldü. Bu yılın ilk dokuz ayında köprü ve otoyol geçişlerinden 390 milyon lira elde edilirken, söz konusu rakamın yılsonunda 520 milyon liraya ulaşacağı hesaplandı. Ancak 2010 bütçe tasarısında otoyol ve köprü gelirlerinin 868 milyon lira olacağı tahmin edildi. Uzmanlar, büyüme tahmininin yüzde 3,5 enflasyonun yüzde 5,3 olduğu bir yılda taşıt sayısındaki artış ve ekonomik canlanma da dikkate alındığında yüzde 18’lik artışın normal olduğuna dikkat çektiler.

YÜZDE 50 ARTACAK
Bu durumda köprü ve otoyol gelirlerindeki yüzde 68’lik artıştan 18 puanlık normal artış düşüldüğünde, gelecek yıl köprü ve otoyol geçişlerinin en az yüzde 50 oranında zamlanacağı hesaplandı.

Köprü ve otoyol gelirleri, bütçe gelirleri içinde ‘vergi dışı gelir’ kaleminde yer alıyor. Hükümet, köprü ve otoyol geçişlerinde yüzde 68 artış öngörürken, vergi dışı gelirlerdeki artışı yüzde 7.7 olarak öngördü. Buna göre vergi dışı gelirler, 2010 yılında yüzde 7.7 ‘lik artışla 43 milyar 470 milyon lira olacak.

Vergi gelirlerinin ise 2010’da yüzde 18,2’lik artışla 193 milyar 324 milyon liraya çıkacağı tahmin edildi.

Hürriyet

Emlakta 'önce otur sonra öde' dönemi başlıyor



Maketler üzerinden satışlerın ardından şimdi de eve taşındıktan sonra ödeme imkânı sunan kampanyalar başlıyor. Projelerdeki sıfır faiz imkanları da devam ediyor.

Emlak sektöründeki hareketlilik bitmiyor, kampanyaların sonu gelmiyor. Ellerindeki son kalan daireleri satışa çıkaran projelerin yanı sıra yeni projeye başlayan şirketler de dönemin koşullarına uygun olarak farklı kampanyalarla ilgi çekiyor.

Bu kampanyalardan son dönemde en dikkat çekenleri ise “önce otur sonra öde” kampanyaları. Sıfır faizli ödeme şartları sunan kampanyaların ardından emlak sektörü şimdi de önce otur sonra öde kampanyalarına başladı. Bu kampanyalarda yüzde 5 gibi küçük oranlarda peşinat alınıyor. Kalan miktar için ise projenin teslim edilmesinden sonra ödeme imkanı sunuluyor.

Çok ekonomik fiyatlardan başlayan bu kampanyaların bazılarında ise yüzde 10’unu ödeyenlere 1 yıl ödeme yapmadan ev sahibi olunabiliyor.

Kampanların en dikkat çeken imkanlarından biri ise 1 yıl ödeme yapmaksızın sahip olunan seçenekte 120 aya kadar 0.99 vade oranlarından da ödeme seçeneğinin sunulması. Maketler üzerinden satılan projelerin ardından emlakta yeni trende ödeme yapmadan oturma imkanı verilen projeler yön verecek gibi gözüküyor.

Konut kredisi almak için doğru zaman mı?



Bir yıl önce 120 ay vadeyle 100 bin lira konut kredisi alanın aylık taksiti yeni faizlerle 400 lira civarında düşüyor.

Masraflar hariç tutulduğunda toplam borcunda ise 40 - 45 bin lira avantajı oluyor

Bankaların ipoteğe dayalı konut kredisi (mortgage) faizleri düşüyor. Her gün bir veya birkaç banka yeni faiz oranları açıklıyor. Faizler son bir yıl içinde aylık yüzde 2’lerden yüzde 1’lere doğru geldi. 120 ay vadede bile yüzde 1’in altında kredi veren var.
Mortgage kredilerini, yeni ve düşük faizli kredilerle değişmek tüketicinin yasal hakkı.
Birçok tüketicinin kafası şu sıralar ‘Eski kredimi yeni krediyle değişsem mi? Taksitlerim ne kadar düşer? Kaç lira kârım olur? Biraz daha beklesem, acaba faizler daha da düşer mi?” gibi sorularla meşgul. Bu dizide işte bu soruların yanıtlarını bulacaksınız.
Yeni ev almak isteyenler için de önemli, değerlendirilmesi gereken gelişmeler var. Faizler düştükçe, krediler ucuzladıkça ev almak daha kolaylaşıyor. Kolaylaştıkça da talep artıyor... Peki bu talep artışı konut fiyatlarını yukarı çeker mi? Faizler biraz daha düşsün diye beklerken, bu kez konut çok fiyatları yukarı gittiği için zararlı çıkma ihtimali var mı?
En önemlisi faizlerin geleceği... Bankacılar, iktisatçılar ne diyor? Merkez Bankası’nın faiz indirimleri nereye kadar devam eder?


Konut üreticileri: Ev almanın zamanı

‘Bankalar kredide damping yaptı’
Nazmi Durbakayım (Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı):
Kredi oranları bugünkü oranların altına düşmez. Çünkü bankalar bir nevi damping yaptılar. Kârdan fedakarlık ederek, belki de sıfır kârla kredi dağıtıyorlar. Bence tüketicilerin bu fırsatı değerlendirmesi, konut fiyatlarının olması gerekenin altında olduğu şu dönemde düşük kredi faizlerinden yararlanması gerekiyor. Kredi faizlerinin daha da düşmesini beklemek yersiz olur. 2006’da da kredi faizleri düştüğünde faizlerin daha da fazla düşeceği beklentisi doğmuştu ama faizler beklentinin aksine yükseldi. Üstelik 2006’da fiyatlar olması gerekenin
altında değildi.


‘Faiz düşüşü fiyatları artırabilir’
Ali Dumankaya (Dumankaya İnşaat YK üyesi):
Normalde faiz düşünce konut fiyatları yükselir. Ancak şirketler en iyi fiyatı sunmaya çalışıyor. Yani faizlerin düşük, fiyatların yüzde 10-20 daha uygun. Bizim tavsiyemiz beklenmeden oturmak amacıyla ev alınması. Çünkü faizlerin daha da fazla düşmesi durumunda fiyatların artması kaçınılmaz. Fiyatların 2010’un ilk çeyreğine kadar bu seviyelerde kalmasını, bahar aylarıyla birlikte yükselmesini bekliyorum.

‘Bence tüketici için 10 yılın fırsatı’
Süleyman Varlıbaş (Varyap Yönetim Kurulu Başkanı):
Faizler 2006’da bile bu seviyelere düşmemişti. Daha düşmesini beklemiyorum. Birkaç merkez bankası faiz artırımına gidebileceğini açıkladı. Faiz oranları her an yükselebilir. Bu dönemde girdi fiyatlarının düşük olması konut fiyatlarını da düşürüyor. Demir fiyatları 2 bin liradan 800 liraya geriledi. Beton fiyatları 2008’e göre yüzde 25-30 düştü. Konut stoku da fiyatların düşük olmasında rol oynuyor. Ama artan konut talebiyle birlikte fiyatlar da girdi fiyatarına paralel olarak artabilir. Bence
almak isteyenlerin 10 yılda bir
gelecek bu fırsattan söz istifade etmelerini öneririm.


Bankacılar ne diyor?

‘Faizler çok yakında daha da aşağı gitmez’
Faik Açıkalın
(Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü):
Konut kredileri faiz oranlarının kısa dönemde çok daha aşağı gideceğini düşünmüyorum. Tüketici konut kredisi alırken, elbette konut fiyatlarını da iyi takip etmeli. Tek unsur kredi faizi değildir. TL faizlerde daha fazla düşüş olmaz çünkü mevduatın kısa vadeli olması nedeniyle bankalar vade uyumsuzluğuyla karşı karşıya kalıyor. Ancak Merkez Bankası ileride faiz düşürürse faizler biraz daha düşebilir. Tabii konut kredisi kullananların yenileme yaparken attığı taşın ürküttüğü kuşa değmesine bakması lazım. Hangi seviyelerden krediyi almış. Şimdi ne ödeyecek?

‘Ev kredisi için çok doğru bir zaman’
Hakan Ateş
(Denizbank Genel Müdürü):
Rekabetle faizler belli bir seviyeye geldi. Yüzde birlere yakın olan faizlerin artık gideceği çok fazla marj kalmadığı düşüncesindeyim. En iyi borçlanan Hazine’nin faizi yüzde 8’lerde, bir yıl vade için. Ama konut kredisi alanlar 8 - 10 yıl vadeler için borçlanıyor. Dolayısıyla aylık yüzde bir faiz oranları iyi rakamdır. Bankaların döviz likiditeleri sınırlı, mevduatın vadesi kısa. Krizde iyileşmeler yaşanmaya başladığında faiz hadlerinin dünyada ve Türkiye’de nasıl bir trend izleyeceğini düşünmek gerekir. Tüketici açısından TL cinsinden ayda yüzde 1 maliyet ödemek çok makul.

‘Ev fiyatına bakmak en doğrusu’
Hakan Eminsoy
(ING Bank Genel Müdürü):
Konut kredisi faizlerinde hareketlilik olduğunda benim vurgu yaptığım nokta ev fiyatlarıdır. Çünkü bu ikisi arasında bir kolerasyon var. Konut kredisi faizlerinin bir iki puan düşmesi çok önemli değil,
evin fiyatının ne olduğu önemli. Evin fiyatında büyük artış varsa faizdeki düşüş çok marjinal kalır. Tüketicilere konut kredisinde faiz yenilemek istediklerinde başta ödedikleri komisyonu dikkate almalarını öneririm. Bazen tüketici fırsattır diyerek yanlış hesap yapabiliyor. Bir bilene danışarak karar vermeleri doğru olur.

Ev sahibi olmak için banka önünde uyuyorlar


Bursa'da TOKİ'nin satışa çıkarttığı 27 evden birisini almak isteyen bazı vatandaşlar banka önünde yatmaya başladı. Evlerin müracaat yapan ilk 27 kişiye verilecek olması nedeniyle ev sahibi olmak isteyenler yorgan ve yatakları ile bankamatik kabinlerinde yatıyor.

Toplu Konut İdaresi'nin Bursa Hamitler'de bulunan 27 evi satışa çıkartması kirada oturan vatandaşları harekete geçirdi.
Bursa'da TOKİ'nin satışa çıkardığı evlerden birisine sahip olmak isteyen vatandaşlar 3 gündür gece gündüz bankanın önünde yatarak sabahlıyor.
Evlerin ucuz taksitlerle, bankaya gelen ilk 27 kişiye verileceğini duyan vatandaşlar ev sahibi olabilmek hayali ile müracatların alınacağı Pazartesi gününü bekliyor.

Teknoloji pazarı yüzde 18 büyüdü


Türkiye'de bilgi teknolojileri pazarı yüzde 18 büyüyerek, 8 milyar dolara ulaştı.

Yazılım sektörü de 1,6 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşırken, toplam bilgi teknolojileri pazarının yüzde 20'sini oluşturuyor.

AA muhabirinin İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) tarafından hazırlanan Yazılım Sektörü raporundan derlediği bilgilere göre, 2008 yılında bilgi teknolojileri hizmetleri pazarı 1,9 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, toplam bilgi teknolojileri pazarının yüzde 24'ünü oluşturdu. Bilgi teknolojileri sektörünün büyümesi yüzde 20'nin üzerinde gerçekleşirken, yazılım sektörünün büyüme oranının ise yaklaşık yüzde 40 seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Türk firmaları yazılım sektöründe çok çeşitli ürünlere imza atarken, üretilen ürünler arasında akıllı kart okuyucular, GPS temelli araç izleme, navigasyon sistemleri, mobil pazarlama çözümleri, interaktif mesaj uygulamaları, doküman yönetim sistemleri, kamera sistemleri, ADSL yol izleyicileri, modemler, hastane ve laboratuvar bilgi yönetim sistemleri, entegre kalite yönetim sistemleri, rapor sistemleri, ERP yazılımları, şehir bilgi sistemleri, lojistik sistemleri, veri yönetimi, güvenlik yazılımları bulunuyor.

Türkiye'de bu sektörde faaliyet gösteren firma sayısında son yıllarda artış görülürken, üretim ve ihracat yapan firma sayısı ise sınırlı kalıyor. Sektörde 3 bin 500 civarında firma faaliyette bulunurken, sektörde yaklaşık 100 civarında firma ihracat gerçekleştiriyor.

Bu firmalar ağırlıklı olarak Ankara ve İstanbul'da faaliyetlerini sürdürürken, Ankara'da güvenlik ve savunma yazılımları ile kamu sektörüne yönelik yazılım geliştirme hizmetleri sunan firmalar çoğunlukta bulunuyor. İstanbul'da ise sistem yazılımları ve uygulama yazılımları üreten firmaların ağırlıklı olduğu görülüyor.

İHRACAT

Türkiye'de yazılım sektörünün toplam 2008 yılı kayıtlı ihracatı 13 milyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakamın sektörün gerçek ihracat rakam ve potansiyelini yansıtmadığı, çünkü yazılımın genellikle makina, elektronik eşya, otomotiv, medikal, donanım gibi bir ürün veya hizmetin bir parçası olarak ihraç edildiği belirtiliyor. 90 civarında ülkeye ihracat gerçekleştiren Türk yazılım sektörünün ihracat eğiliminin artarak devam etmesi bekleniyor.

Sektörün geneline bakıldığında önemli ihracat pazarları olarak Almanya, İngiltere, Kazakistan, ABD, Yunanistan, Libya, Azerbaycan-Nahcivan, Ukrayna, Romanya, Hollanda, İsviçre, Irak, Fransa olarak sıralanıyor.

İTHALAT

Türkiye yazılım sektörü diğer yüksek teknoloji sektörlerinde olduğu gibi net ithalatçı sektör konumunda bulunurken, sektörün ithalatı 2008 yılında 117 milyon doları aştı. Sektörün ithalatında önemli artış görülürken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 10 seviyesinde bulunuyor. İrlanda, Almanya, ABD, Çin, İsveç, İngiltere, Fransa, BAE, Japonya, Malezya, Avusturya, Hollanda, Polonya, İsrail, İspanya sektörün en çok ithalat yaptığı ülkeler.

DÜNYA TİCARETİ

Dünyada yazılım sektörü sürekli gelişirken, 2008 yılında yüzde 5,2 büyüyerek 963,5 milyar avroya ulaşması beklenen bilgi teknolojileri pazarında, dünya yazılım sektörü pazarının yüzde 6,7 büyüyerek 185 milyar avroya ulaşması öngörülüyor.

Dünya bilgi teknolojileri pazarında ülkelerin harcamalarının da arttığı gözleniyor. ABD, AB, Japonya gibi ülkelerin BT pazar büyüme oranları tek haneli oranlara tekabül ederken, gelişme yolundaki ülkelerden Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerin büyüme oranları çift haneli rakamlara ulaşıyor.

Dünyadaki 2008 yılında yaşanan ve etkisi halen devam eden finansal krize rağmen yazılım satışlarını devam ettiren tek sektör olurken, sektörün satış ve büyümesinin krizin etkisiyle önümüzdeki yıl daha yavaş bir sürece gireceği bekleniyor.

Dünya BT pazarının yaklaşık yüzde 20'sini yazılım sektörü oluşturuyor. ABD dünya pazarının tek başına yüzde 36'sına sahipken, AB'nin payı yüzde 32, Japonya'nın payı yüzde 13 oldu. Gelişmekte olan ülkelerden ise Çin'in dünya BT pazarından aldığı pay yüzde 4, Hindistan yüzde 2, Rusya yüzde 1 oranda pay aldı. Önümüzdeki yıllarda bu oranların gelişmekte olan ülkeler lehinde artarak devam etmesi bekleniyor.

Finans vurguncularının piri: Madoff


Finansal yeniliklerin (subprime, menkul kıymetler… vs.) doğurduğu risklerin küresel ekonomik krize neden olduğu vurgulandı hep. Klasik kapitalizmin çarkında kaybedilen büyük bedeller ise unutuluyor. En önemli temsilcisi olan şahıs Madoff Davası adlı meşhur adli sürecin neticesinde 150 yıla mahkûm oldu. Bu dolandırıcılık hikayesi için malzemeler: eski Ponzi piramidi sistemi ve paraları kayıplara karışacak, zengin olma heveslisi saf kurbanlar…


Finans sisteminin tüm eksiklerine ışık tutan ekonomik kriz, sektörün karanlık işlerini de gün yüzüne çıkardı. Zirveyi ve harikaları vaad eden, finans sektörüyle birlikte çöken bu sistemin sunduğu şeylerin yalnızca birer hayal ürünü olduğu anlaşıldı. Bununla birlikte ortaya çıkan tek şey dolandırıcılık tarihinin en ilkel haliydi. Batırdıkları paraları kurtarmanın derdine düşmeyen bu uyanıklar yatırımları hiç dert etmiyorlar. Yatırımcılarının paralarına el koymaktan memnun görünüyorlar. Ya da zincirin son halkası olan yeni yatırımcıların parasıyla bir öncekilerin borçlarını kapatıp, kalanını cebe indiriyorlar genellikle.

En ilkel finansal sistemlere mahkûm görünen Ponzi gibi saadet zincirlerinin etkisini bildiğimizi ya da modern bankacılık uygulamalarını çözdüğümüzü hala iddia edebiliyoruz(1). Bu sistemlerin mimarları çoğunlukla olağanüstü vaatlerle ortaya çıkan ve hayaller karşılığında müşterilerinin yüklerini hafifleten (!) dolandırıcılardır. Bu piramitler ağır ağır çökmeye mahkûmdurlar, çünkü bir saadet zinciri büyüdükçe, pasta da büyür ve önemi artar. En sonunda enayiler avucunu yalarken, dolandırıcıların maskesi düşer.

Ancak, “tüm zamanların en büyük sahtekarlık hikayesi” olarak nitelenen Madoff davası, insanları bu tarz oluşumların varlığını yeniden düşünmek konusunda ikna etti. Neticede son yirmi yılda, finans dünyasının merkezi olan bir yerde, aralarında global ekonominin seçkinleri de bulunan bir mağdur portföyü bırakmıştı ardında. Birçok kurumsal yatırımcı gibi uluslar arası bankalar (UBS, Banco Santander, HSBC, BNP Paribas, UBP, Royal Bank Of Scotland (RBS), Nomura, vb.) ve tanınmış milyarderlere ait spekülatif fonlar (hedge funds) batma noktasına geldi

Batıda para kalmadı, yabancı sermaye için doğuya bakılmalı

İngiliz bankası Standard Chartered'ın toptan bankacılık CEO'su Mike Rees, dünyada kökten bir servet kayması yaşandığını belirterek, 'Batıda para kalmadı. Yabancı sermaye doğudan çekilebilir' dedi.

İngiliz bankası Standard Chartered'ın (SCB) toptan bankacılık CEO'su Mike Rees, batıda para kalmadığını belirterek, "Yabancı sermaye doğuda aranmalı" dedi. Önümüzdeki onyıllar içinde "doğunun baskın, batının ise tali" hale geleceğini öne süren Rees; Çin, Hindistan ve Ortadoğu'dan dünyanın geri kalan bölgelerine ciddi bir sermaye akışı olduğunu belirterek, "Türkiye de doğuya bakmalı. Son yıllarda büyük altyapı yatırımlarının nereden geldiğine bir göz atın. Bu, sürdürülebilir bir eğilim haline geldi. Türkiye'nin asıl pazarı batı, ama batıda para yok," dedi.
Hükümetin İstanbul'u bir "uluslararası finans merkezi" yapma planını değerlendiren Rees, finans merkezi olmanın ticaret merkezi olmayla bağlantılı olduğuna dikkat çekti. İstanbul'un "once bir lojistik ve ticaret merkezi" olarak kendisini yeniden inşa etmesini tavsiye eden Rees, finans konusunun daha sonra kendiliğinden geleceğini kaydetti.

Banka almak istiyor
Asya, Afrika ve Ortadoğu'da ciddi yatırımları olan SCB'nin, halen Ethem Tuncel liderliğinde temsilcilik olarak çalıştığı Türkiye'de banka satın alma konusunda fırsat kolladığını belirten Rees, ama henüz somut bir şey göremediğini vurguladı. Rees, alternatif bir strateji olarak temsilciliklerini normal bir şube haline getirmek istediklerini, bu konuda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'ndan (BDDK) lisans beklediklerini kaydetti. Geçmişte Oyakbank ve Denizbank'a talip olduklarını hatırlatan Rees, "Ama fiyatlar şişirilmişti. Diğerleri, esas olarak yükselen bir pazarda, Avrupa fiyatları veriyorlardı. Bu oyuna katılmadık" dedi. Rees, "SCB, Türkiye'nin doğuya bakmasına yardımcı olacaktır. Ve başka hiçbir Avrupa bankası bunu yapamaz," diye konuştu.
Türk kamuoyu Standard Chartered'ı pek bilmese de, Türk bankalarının kendilerini iyi tanıdğını belirten Rees, "Asya krizi boyunca, Türk bankalarının zor zamanlarında hep yanlarında olduk. Onlarla olan limitlerimizi hiç kesmedik" dedi.
Öte yandan Rees, küresel krizin finans devlerini tek tek vurduğu 2008'de vergi öncesi kârını 4.8 milyar dolara çıkaran SCB'nin başarısını iki unsura bağlıyor: Bankacılığın temellerine sıkıcı bir biçimde bağlılık ve dünyadaki küresel servet kayışını öngörebilmek. Standard Chartered (SCB), merkezi Londra'da olmasına rağmen Batı'da sokaktaki adamın bilmediği bir banka, ancak hedef pazarları olan Asya, Afrika ve Ortadoğu'da 150 yıla yaklaşan bir geçmişe sahip.